Salgın Sonrasında Uzaktan Eğitim ve BİLGİ

İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde uzaktan eğitim geçmişi oldukça eski bir tarihe dayanmaktadır. 2000 Yılında Türkiye’de vakıf üniversiteleri arasında ilk çevrimiçi MBA programı İstanbul Bilgi Üniversitesi tarafından başlatılmıştır. 2000’li yıllar boyunca gelişen bu program BİLGİ’de uzaktan eğitim konusunda önemli bir birikim oluşmasını sağlamıştır. 2009 yılında tüm akademik ve idari birimlerden temsilcilerin katılımı ile bir uzaktan eğitim görev grubu oluşturulmuştur. Bu birikimin geliştirilerek BİLGİ’nin stratejik gelişim ve büyüme planları çerçevesinde kullanılabilmesi için gerekli kurumsal yapının ne olması gerektiği tartışılmış, sonuçta 2014 yılında resmen kurularak faaliyete geçen Uzaktan Eğitim ve Araştırma Merkezi (UZEM) yapısı, BİLGİ’ye özgü bir teşkilatlanma ile hayata geçirilmiştir. UZEM kuruluşundan bugüne hem teknolojik altyapı ve insan kaynağını, hem de pedagojik yetkinliklerini geliştirerek İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin çevrimiçi stratejisinin uygulanmasına destek vermeyi sürdürmektedir.

BİLGİ’nin çevrimiçi araçların kullanımı konusunda benimsediği üç temel stratejik yönden bahsedilebilir: i) Yüksek lisans programlarında tamamen çevrimiçi derslerden oluşan programlar; ii) Örgün lisans eğitimi programlarında YÖK’ün koyduğu sınırlar çerçevesinde oluşturulan harmanlanmış (blended) dersler yoluyla hibridleşme ve iii) Araştırma projelerinde çevrimiçi unsurların üniversite içinde tasarım ve üretimi. BİLGİ, Yaşamakta olduğumuz salgın dönemine dek, beş çevrimiçi yüksek lisans programının yanı sıra, örgün eğitimle verilen lisans programlarında uygulanan harmanlanmış ders dönüşümü sayesinde, toplam dijitalleşme oranını yüzde 16 seviyesine çıkartmıştır. Salgının beklenmedik biçimde dönemin ortasında kampüs kullanımını imkânsız hale getirmesine ve bunun için önceden hiçbir hazırlık yapılamamış olmasına rağmen, BİLGİ’de uygulamalı dersler hariç tüm derslerinde bir haftadan kısa bir süre içerisinde tamamen çevrimiçi araçlara dayanan bir acil durum yöntemine başarıyla geçebilmesi yukarıda özetlemeye çalıştığımız birikim sayesinde mümkün olmuştur. 

BİLGİ, üçüncü haftasını geride bıraktığımız acil durum uzaktan öğretim uygulamasında yüzde 80 oranında senkron olarak verilen 1815 dersi günde ortalama 10.000 kullanıcının giriş yaptığı Öğrenme Yönetim Sistemi üzerinden münferit sorunlar haricinde genel bir sıkıntı yaşamadan devam ettirmektedir. Bu süreçte BİLGİ UZEM, 2836 katılımcıya 9 günlük bir sürede 23 oturumda 11 farklı çevrimiçi öğretim konusunda Türkçe ve İngilizce webinarlar düzenlemiştir. Tüm öğretim üyeleri derslerin uzaktan öğretim yöntemleri ile başlamasından önce, diğer idari birimlerin desteğiyle Bilgi İşlem ve UZEM ekipleri tarafından tek tek telefonla aranmış, derslere sorunsuz biçimde başlayabilmeleri için ihtiyaçları tespit edilmiş ve ilgili birimlerce giderilmiştir. 

Öğrenciler için, https://lmssupport.bilgi.edu.tr web sitesi üzerinden uzaktan eğitim araçlarının kullanımı ile ilgili tüm dokümanlar İngilizce ve Türkçe olarak paylaşılmış, ayrıca öğrencilere e-posta yolu ile ara sınavlardan önce bilgilendirme yapılmıştır. 2019-2020 Akademik Yılı başlangıcında öğrenci oryantasyonunda UZEM ve araçlar ile ilgili oturumlar yapılmış olduğu için öğrencilerin sistem konusunda zaten bilgi sıkıntısı bulunmamaktaydı. Bunun yanı sıra, lms.support@bilgi.edu.tr  e-mail adresine öğrencilerin göndermiş olduğu sorun bildirimleri günlük olarak yanıtlanmıştır. Günde ortalama 75 sorun belirten (TICKET) mesajlarla başlayan süreçte üçüncü hafta itibarı ile ortalama 21 mesaj seviyesine düşülmüştür. Ara sınav dönemi için (18 Nisan-4 Mayıs) 214 derste Blackboard test araçları ile senkron sınav planlanmış ve uygulanmaktadır.

Ancak belirtilmelidir ki, salgın döneminde zorunluluk karşısında yapılan çevrimiçi uygulama ile normal koşullarda BİLGİ’nin stratejik hedefleri çerçevesinde yürütülen hibridleşme aynı şey değildir. Bu açıdan bakıldığında, genel memnuniyetin ve derslerin akademik kalite güvencesinin sağlanmış olması sevindirici olmakla birlikte, BİLGİ’nin çevrimiçi öğrenme yöntemlerinden anladığı ve bunun uygulaması için belirlediği standartlar bundan çok daha yüksektir. Salgın sona erdiği ve kampüslerimiz tekrar örgün yüz yüze eğitim için kullanılabilir hale geldiği ölçüde, BİLGİ’nin çevrimiçi eğitim stratejisi de bu standartlar çerçevesinde şekillenecektir. 

Salgının hiç şüphesiz en büyük etkisi, çevrimiçi öğrenme yöntemlerine karşı öğretim üyeleri, öğrenciler ve toplumun genelinde görülen yabancılaşmanın büyük ölçüde ortadan kalkmasıdır. Salgınla birlikte, hem eğitmenlerimiz, hem öğrencilerimiz hem de aileleri çevrimiçi eğitimin araç ve yöntemlerine aşinalık kazanmıştır. BİLGİ’nin öncelikli hedefi, bu aşinalığı artıracak ve geliştirecek eğitim ve bilgilendirme faaliyetlerini sürdürürken, uzun vadeli hibridleşme ve çevrimiçi yüksek lisans programları stratejilerini hayata geçirmeye çalışmak olacaktır. 

Uzaktan Eğitim ve Araştırma Merkezi’nin diğer faaliyet alanlarında da yine salgın dönemi tecrübesinin katkıları olacağı ön görülmektedir. 2016 yılından bugüne BİLGİ’nin diğer araştırma merkezleri, akademik birimleri ve akademisyenlerinin araştırma projelerinin dijitalleştirme ile ilgili kısımlarına destek veren BİLGİ UZEM, bugüne dek üç uluslararası bilimsel projenin proje ortağı ve dijitalleştirme yüklenicisi olarak görev yapmıştır. Salgın sonrasında bu ortaklıkların artarak devam etmesi, BİLGİ’nin bir araştırma odağı olarak giderek artan sayıda bilimsel proje üretmesine paralel olarak, UZEM’in de bu projelerin dijitalleştirme ile ilgili çözüm ortağı olması hedeflenmektedir.