Mezunlarımız
Damla Zeynep Bayraktar – 2017 mezunu
İstanbul Bilgi Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nü tercih ettiğim ilk günden mezuniyetime kadar geçen süreç, benim için sadece bir eğitim yolculuğu değil; aynı zamanda kendimi keşfettiğim, mesleğime tutkuyla bağlandığım ve hayallerimin şekillendiği bir dönem oldu. Bu bölümde öğrendiğim her bilgi, kazandığım her beceri zamanla mesleki kimliğimin temelini oluşturdu.
Bugün geriye dönüp baktığımda, en kıymetli kazanımımın yalnızca teorik bilgi değil; eleştirel düşünme, analitik bakış açısı ve mesleki etik anlayışı olduğunu görüyorum. Hocalarımızın bizlere yaklaşımı, destekleyici ve yönlendirici tutumları, zor olanı öğretirken aynı zamanda hayata hazırlayan bir perspektif kazandırdı.
Mezuniyetimin ardından aynı kurumda akademisyen olarak çalışmaya başlamak ise benim için ayrı bir gurur ve mutluluk kaynağı oldu. 2022 yılından bu yana bu ailenin bir parçası olarak, bir zamanlar öğrenci olarak yürüdüğüm koridorlarda şimdi öğrencilerime rehberlik ediyorum. Bu döngünün içinde olmak, hem mesleki hem de kişisel olarak beni besleyen çok değerli bir deneyim.
BİLGİ’li olmak, benim için sadece bir üniversite mezunu olmak değil; paylaşan, üreten, sorgulayan ve gelişmeye açık bir topluluğun parçası olmak demek. Bugün hâlâ aynı aidiyet duygusuyla bu çatının altında yer almak, bu güçlü bağın en güzel göstergesi.
Büşra Şen Uyar- 2018 Mezunu
İstanbul Bilgi Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nü seçtiğim gün, aslında yalnızca bir meslek değil; insan hayatına dokunabileceğim bir yol seçtiğimi çok iyi hatırlıyorum.
Üniversite yıllarım, bu kararın ne kadar doğru olduğunu her geçen gün daha da netleştiren; beni hem akademik hem de kişisel anlamda dönüştüren bir süreç oldu.
Eğitim hayatım boyunca edindiğim bilgiler, sadece teorik bir altyapı oluşturmakla kalmadı; aynı zamanda olaylara daha bütüncül bakabilmeyi, bilimsel veriyi sorgulamayı ve en önemlisi mesleğimi etik değerler çerçevesinde icra etmenin önemini öğretti. Hocalarımın yaklaşımı, yalnızca öğretmek üzerine değil; düşündürmek, sorgulatmak ve doğruya kendi süzgecimizden geçerek ulaşmamızı sağlamak üzerine kuruluydu. Bu bakış açısı, bugün hâlâ mesleki pratiğimin temelini oluşturuyor.
Mezuniyetimin ardından aktif olarak danışan takibi yapmaya başladım ve sahada çalışmanın, teorik bilginin gerçek karşılığını görmek açısından ne kadar öğretici olduğunu deneyimledim.
Her bireyin yaşam tarzı, ihtiyaçları ve hikâyesi farklı; bu nedenle standart çözümler yerine kişiye özel, sürdürülebilir yaklaşımlar geliştirmek benim için vazgeçilmez bir prensip haline geldi.
Bugün mesleğimi icra ederken, sadece “ne yenmeli” sorusuna cevap vermekle kalmıyor; bireylerin davranışlarını, alışkanlıklarını ve duygusal süreçlerini de göz önünde bulundurarak daha derin bir bakış açısıyla ilerliyorum. Bu yaklaşım, hem eğitim hayatımın hem de edindiğim deneyimlerin doğal bir sonucu.
BİLGİ mezunu olmak benim için yalnızca bir diplomaya sahip olmak değil; öğrenmeye açık, sorgulayan ve gelişimi hayat boyu sürdüren bir anlayışın parçası olmak demek. Bugün hâlâ bu yaklaşımı taşıyor olmak ve mesleğimi bu temeller üzerine inşa etmek benim için en büyük kazanımlardan biri.
Begüm Güntürkün – 2023 Mezunu
İstanbul Bilgi Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nde başlayan yolculuğum, zamanla yalnızca bir meslek edinme süreci olmaktan çıkıp, insanı anlama ve anlamlandırma arayışına dönüştü. Beslenmenin; bedenin ihtiyacından çok daha fazlası olduğunu, düşüncelerimiz, duygularımız ve yaşam deneyimlerimizle iç içe geçtiğini bu yıllarda keşfettim.
Eğitim sürecimde psikoloji alanında da ilerleyebilmek, benim için gerçek bir dönüm noktası oldu. Okulun sunduğu bu disiplinler arası yaklaşım sayesinde, yeme davranışına sadece “ne yediğimiz” üzerinden değil; “neden yediğimiz” üzerinden bakmayı öğrendim. Bu bakış açısı, bugün kurduğum her danışan ilişkisinin temelini oluşturuyor.
Bilgi’de geçirdiğim yıllar bana yalnızca bilgi değil; sorgulama cesareti, farklı disiplinleri bir araya getirme becerisi ve en önemlisi bireyi merkeze alan bir yaklaşım kazandırdı. Bu süreçte hocalarımla kurduğum bağ, yalnızca akademik bir ilişki olmanın ötesine geçerek; kendimi gerçekten görüldüğüm, desteklendiğim ve gelişimimin önemsendiği bir alana dönüştü. Bu bağ, mesleki kimliğimi inşa ederken en güçlü yapı taşlarından biri oldu. Aynı zamanda bu süreçte edindiğim bilgi ve bakış açısını farklı kitlelere aktarabilmek, eğitimler ve sunumlar aracılığıyla paylaşmak benim için mesleğimin ayrılmaz bir parçası haline geldi.
Bugün sürdürülebilir, fonksiyonel ve bütüncül beslenme yaklaşımımı oluştururken; o yıllarda atılan temellerin izini kendimde net bir şekilde görebiliyorum. Mezuniyet sonrası aynı kurumda yüksek lisans eğitimime devam etmek ise bu ilişkinin devam eden, dönüşen ve derinleşen bir yolculuk olduğunu bana her gün yeniden hatırlatıyor.
Benim için Bilgi’li olmak; tek bir doğruya inanmak değil, her gün yeniden öğrenmek, sorgulamak ve insanı anlamaya bir adım daha yaklaşmak demek. Ben bu mesleği sadece uygulamak için değil, insanın yeme ile kurduğu ilişkiyi gerçekten anlamak ve dönüştürmek için seçtim; bunu ise tam da Bilgi’de keşfettim.
Özge Akın-2024 Mezunu
İstanbul Bilgi Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik bölümü, tercih dönemimden mezuniyetime ve hatta şu an aktif olarak sürdürdüğüm meslek hayatımda benim için en büyük “iyi ki”lerden biri oldu. Her geçen gün hem mesleki hayatımda hem de sosyal yaşamımda bu sürecin katkılarını net olarak gözlemliyorum.
Bu sürecin en büyük mimarı, başta alanımızda çok değerli ve kıymetli hocalarımız ile güçlü akademik kadromuzun sunduğu eğitim yolculuğudur. Bunun yanı sıra okulumuzun sosyalliği, kulüp imkanları, kurduğumuz network bağlantıları ve sunduğu tüm değerli fırsatlar sayesinde, her okula girişimde karşılaştığım “okul için değil, yaşam için öğrenmeli” mottosunun anlamını tekrar tekrar anlıyor ve yaşıyorum.
Bugün bir mezun olarak, mezuniyetimin hemen ardından mesleğimi aktif şekilde icra etmeye başladım ve alanımda sporcu beslenmesi gibi özel ve zorlu bir alanda ilerleme kaydettim. Bu zorlu süreçte, Bilgi’de aldığım eğitimin gücünü her zaman hissettiğimi özellikle belirtmek isterim. Bu süreçte büyük emeği olan, alanımızın kıymetli isimlerinden Sayın Hande Seven Avuk hocama teşekkürü bir borç bilirim.
Ayrıca, Bilgi ailesinin bir parçası olmak ve mezun olduktan sonra da okulumun sunduğu değerli imkanlardan faydalanabilmek benim için her zaman çok kıymetli. Hocalarımla iletişimimi sürdürebilmek ve Bilgi’nin değerli akademik kaynaklarından yararlanarak araştırma ve gelişim sürecimi aktif bir şekilde devam ettirebilmek benim için her daim büyük bir avantaj.
BİLGİ’li olmak bana iş hayatında yalnızca mesleki ve akademik başarı değil; aynı zamanda güçlü bir network, sosyallik ve yaşam boyu sürecek birçok değerli kazanım sağladı.
Bu yüzden tekrar tekrar “iyi ki BİLGİ’liyim” diyorum.