Tarihçe

'Non scholae, sed vitae discimus'

(Okul için değil yaşam için öğrenmeliyiz)

'Non scholae, sed vitae discimus' (Okul için değil yaşam için öğrenmeliyiz) ilkesiyle yola çıkan İstanbul Bilgi Üniversitesi, 7 Haziran 1996 tarihinde Bilgi Eğitim ve Kültür Vakfı tarafından yapılan müracaat ve Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kabul edilen 4142 sayılı kanunla, bir Vakıf Üniversitesi olarak Türk Üniversite Sistemi içerisinde, kamu tüzel kişiliğine sahip bir kurum olarak yerini aldı.


Kuştepe ve Dolapdere Kampüsleri



İstanbul Bilgi Üniversitesi kurulduğundan beri muhtelif süreçlerde bünyesine aldığı Kuştepe (32.000 m2), Dolapdere (21.000 m2), santralistanbul (ek bina ile 148.000 m2) ve Kozyatağı (4.300 m2) olmak üzere 4 kampüste toplam yaklaşık 206.000 m2 alanda öğrencilerine ve Türkiye'deki akademik hayata katkı sağlamaktadır.



21 yılda Türkiye'de birçok ilki gerçekleştiren İstanbul Bilgi Üniversitesi, 2006'da eğitim ve araştırma kalitesini artırmak ve Türkiye'de dünya ile rekabet edebilecek bir üniversitenin olması hedefleriyle dünyanın en büyük uluslararası eğitim ağlarından olan Laureate Education ile uzun vadeli bir işbirliğine gitti ve bu ağın bir parçası oldu.


7 fakülte
3 enstitü
4 yüksekokul
3 meslek yüksek okulu
150'den fazla program


23.000 öğrencisi, yaklaşık 1.000 akademik personeli, 7 fakültesi, 3 enstitüsü, 4 yüksekokulu ve 3 meslek yüksek okulu ile lisans, lisansüstü, önlisans öğretimi verilen 150'yi aşkın programıyla öğretime devam etmektedir. 2017 itibariyle 30.000'den fazla mezun vermiştir.